1 Mart 2015 Pazar

1 günlük dikili iş gezi benim için güzel bir tebessüm sebebiydi. Dikiliye hiç gitmemiştim. Birkaç arkadaşımın orada evi vardı ve merak ettiğim bir yerdi. Bu iş gezisi ani oldu, fotoğraf makinam yanımda yoktu ve telefonumun şarjıda oldukca azdı. Çok az fotoğraf çekebildim. Merak edenler olabilir diye fotoğrafsız da olsa  burada yazmayı tercih ettim.

Dikiliye giriş yolu çok güzel. Sağlı sollu zeytin, dut ağaçları, mısır satıcıları, yazlık ürünler mayo vb ihtiyaçlar satılan ufak dükkanlar mevcut. Yeşillikler içinde Dikiliye giriş yapıyorsunuz. Oldukça sakin bir yer, Bodrum gibi ya da Yalıkavak gibi değil. Çok daha sakin. Merkezde bir yol ayrımı var, onunuz deniz sağ taraf sahil şeridi ve yazlıklar var. Sahil oldukça güzel denize girme şansım olmadı ama kumsal ve manzara güzel. Kumsal kenarında türk kahvesi yapan ufak bu cafe mevcut. Kahvesi de oldukça güzel. Denize ve kumsala nazir kahvenizi yudumlamak huzur verici. Tost ve benzeri atıştırmalıklar da mevcut. Sahil oldukça uzun güzel bir yürüyüş için ideal.

Bahsettiğim yol ayrımının olduğu yerde birkaç yari balıkçı yari cafe tarzında mekanlar mevcut. Cumartesi sabah saatlerinde gitmeme rağmen kalabalıktı bu mekanlar. Yol kenarında bir midyeci var tavsiye ederim. Yolun solundan devam edince çarşıya varıyorsunuz. Klasik bir ilce çarşısı dönerci berbet market vb.. Çarşıda dolanirken   Bir baharatcida şehit ailelerinden ücret alınmaz yazısını görmek güzel oldu. Dikili gibi küçük bir yerde ufak bir esnafın parayı ikinci plana atması takdir edilecek bir durum. Birçok deniz kenarı kasabasında olan incik boncuk hediyelik eşya dukkanlarini burada pek göremedim.

Sadece deniz havası alayım, pansiyondan evden denize denizden eve tarzında dinlenmek için gidiyorsanız tavsiye ederim ucuz ve sakin bir yer. Güzel barlarda var ama bodrum canlılığında değil. Hafta sonları 2 günlüğüne kaçacak bir yer için ideal diyebilirim. Canlılık seviyorsanız 3-4 günden sonra sıkıla bilirsiniz.

Yakında Dikili için daha geniş bir rehber hazırlayacağım.