20 Nisan 2013 Cumartesi

bir cümle ile denizi özlemek..



denizi özlemek, işe giderken güneşli ve rüzgarlı bir ankara sabahını, haziran aylarındaki güneşli ve rüzgarlı bir bodrum sabahına benzetmektir..


cırcır böceklerinin sesi


hayat yaşam koşulları iş ve benzeri durumlardan dolayı nefes alamadığınız anlar olur ya bazen, işte şu aralar o zamanlardayım.. 
2 gün izin denk getirdiğim anda kaçma planları yapıyorum ama o da denk gelmiyor.. 1 gün için gene kaçayım diyorum ama 8-12 saat arası süren mesafelerin içinde, ince hesaplar yapıp deniz kenarında nasıl daha fazla 1-2 saat geçiririm, 1 güne neler sıkıştırırım diye planlarken bu seferde bana uçak ve otobüs saatleri engel oluyor..

bu sabah yine, ne zaman nasıl bir program yapayım diye düşünürken, aklıma tatil yerlerindeki cırcır böceklerinin sesi geldi.. hani gece gündüz öterler, başımızı şişirirler, tatlı bir şikayette bulunuruz ya.. işte o cırcır böceklerinin sesini dinlemek istedim. belki biri youtube'a koymuştur diye düşünüp siteyi açtım ve nasıl olduysa karşıma çıkan o ilk video beni benden aldı.. 

çünkü şu an tamda o sesi ve görüntüyü istiyordum...

3 Nisan 2013 Çarşamba

tatilin son günleri geldi aklıma..


yalıkavakta ki tatilimin son günleri geldi aklıma.. bir hafta ne çabuk geçmişti, ankaranın, koşturmacanın, yalan dolan insanların içine girmektense, burada her gün biraz daha kalsam diye zaman geçmesin istiyordum.. tatili kim sevmez ki diyorsunuz ama bazı insanlar için tatil, tatil olmaktan çok daha anlamlıdır, çok daha derindir...

sabah uyandığında hissettiğin havada ki o serinliğin tadını, ertesi gün bulamayacak olmanın verdiği mutsuzluk kaplar insanın içini.. gün ışığı bile sanki bir başka aydınlatır oralarda.. bahçede ya da terasta hatta yalıkavak merkezde ki iskele kafe'de yaptığın kahvaltının verdiği huzuru hangi şehir verebilirdi..

bizim bahçede ki üzüm salkımları hala gözümün önünde.. uzun süre kalamadığımız için fazla bakım yapamıyorduk ama o haliyle bile ekşimsi bir tat ile damağımızda bırakırdı tadını, bir sonraki seneyi iple çekerdik..

ilerleyen günlerde "yalıkavakta bir gün"ü anlatan bir yazı yazacağım. o zaman yukarıda bahsettiğim iskele kafe'yi, çarşı merkezini, sahili, yollarını, ağaçlarını, bahçede ki üzüm salkımlarını kare kare fotoğraflayıp daha detaylı anlatmayı düşünüyorum. şimdilik sadece bir kaç kare paylaşacağım..



Evin bahçesindeki salkımlar... Tüm ağacın bu sekilde olduğunu düşünün, yakında fotoğrafları gelecek..


Yazlık sitelerin birinin içerisinden bir kare.. Yeşilin renkleri gözünüzü alıyormu :)


Geriş taraflarında bulunan ufak bir plajdan çekilen bir fotoğraf..

Yalıkavak çarşıda bulunan değirmen.. Buranın hikayesini de ielerleyen günlerde paylaşsacağım. Birinci fotoğraf mayıs ayında akşam üzeri çekildi.. İkinci fotoğraf Temmuz ayında ögle saatlerinde..



2 Nisan 2013 Salı

Siz hiç yalıkavaktan güneşin batışını seyrettiniz mi?




Bodrum Yalıkavak, kimileri için huzurun başkenti.. Zaman geçtikçe duyulan farklı bir özlem.. Güneşin batışı sırasında o eşsiz manzarayı insanlara izletme isteği ile ortaya çıkan bir video..


Yalıkavakta güneşin batışı... iyi seyirler..




hayat bazen iki günlük gülümsemedir..


"gezmek, uzaklaşmak" fikri bir zamandan sonra işleyince insanın içine; o zaman kendine dur diyemeyeceğinin farkına varırsın artık..

hiç beklemediğin bir anda artar bu duygular, bir bakarsın sabah işe giderken, bir bakarsın yürüyüş yaparken aklına eser şimdi "izmir kordonda yürüseydim" diye..

kilometrelerce uzaktan kurarsın hayalini, bir tarafın "hadi kalk git" der; bir tarafın "iş güç var nereye gidiyorsun" der..

başlarsın plan yapmaya, bu hafta sonu bir gün izin alsam bir gün de kendi iznim iki gün gideyim diye..

o kısacık 2 günü ayarladığın vakit bir heyecan kaplar içini.. haritalar açılır, kafandaki ilk yere bakılır dakikalarca.. halbuki sadece haritadır, neresinden bakarsan bak harita ama o içindeki duygu öyle bir noktadır ki o sadece harita olan kağıda dakikalarını ayırırsın, heyecanlı bir coşku olur içinde..

küçücük 2 günün dakikalarını saatlerini hesaplayıp koca bir tatilmiş gibi yürüyüş yaptığın yerleri dolu dolu sığdırmaya çalışırsın.

hayat bazen iki günlük gülümsemedir...


Bu blogun amacı

bu blog benim gibi gezmeyi, yürüyüş yapmayı seven insanlar için amatörce hazırladığım ve gezip gördüğüm yerleri paylaşma fikirlerimi söylemek amacıyla kurduğum bir blog'dur. okumaya vakit ayırdığınız için teşekkürler..

hayat gezince güzel..