3 Nisan 2013 Çarşamba

tatilin son günleri geldi aklıma..


yalıkavakta ki tatilimin son günleri geldi aklıma.. bir hafta ne çabuk geçmişti, ankaranın, koşturmacanın, yalan dolan insanların içine girmektense, burada her gün biraz daha kalsam diye zaman geçmesin istiyordum.. tatili kim sevmez ki diyorsunuz ama bazı insanlar için tatil, tatil olmaktan çok daha anlamlıdır, çok daha derindir...

sabah uyandığında hissettiğin havada ki o serinliğin tadını, ertesi gün bulamayacak olmanın verdiği mutsuzluk kaplar insanın içini.. gün ışığı bile sanki bir başka aydınlatır oralarda.. bahçede ya da terasta hatta yalıkavak merkezde ki iskele kafe'de yaptığın kahvaltının verdiği huzuru hangi şehir verebilirdi..

bizim bahçede ki üzüm salkımları hala gözümün önünde.. uzun süre kalamadığımız için fazla bakım yapamıyorduk ama o haliyle bile ekşimsi bir tat ile damağımızda bırakırdı tadını, bir sonraki seneyi iple çekerdik..

ilerleyen günlerde "yalıkavakta bir gün"ü anlatan bir yazı yazacağım. o zaman yukarıda bahsettiğim iskele kafe'yi, çarşı merkezini, sahili, yollarını, ağaçlarını, bahçede ki üzüm salkımlarını kare kare fotoğraflayıp daha detaylı anlatmayı düşünüyorum. şimdilik sadece bir kaç kare paylaşacağım..



Evin bahçesindeki salkımlar... Tüm ağacın bu sekilde olduğunu düşünün, yakında fotoğrafları gelecek..


Yazlık sitelerin birinin içerisinden bir kare.. Yeşilin renkleri gözünüzü alıyormu :)


Geriş taraflarında bulunan ufak bir plajdan çekilen bir fotoğraf..

Yalıkavak çarşıda bulunan değirmen.. Buranın hikayesini de ielerleyen günlerde paylaşsacağım. Birinci fotoğraf mayıs ayında akşam üzeri çekildi.. İkinci fotoğraf Temmuz ayında ögle saatlerinde..



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder