24 Haziran 2013 Pazartesi

İstanbul Adalar



Geçtiğimiz aylarda iki günlük bir tatil fırsatı yakalamışken nereye gitsem diye düşünceler aldı başını gitti.. Nereye gitsem diye düşünürlken Adalara gitmeye karar verdik, ben her zaman tatil kaçamağı yapmak istediğimde direk Bodrum, Izmir yada Antalya civarına kaçardım. Bu seferde yine buralar için planlar yaparken kendimi adalarda buldum ve iyi ki de ama iyi ki de gitmişim.  2 gün geçirdik ama şunu söylemeliyim ki 1 saat için bile gitmeye değermiş.

Kınalı Ada ve Bozcaada için bir yorum yapmayacağım oralarda durmadık, ama vapurdan gördüğüm kadarıyla bu iki ada da pek birşey yok. Oldukça tenha ve sıkıcı gibi geldi gözüme..

Heybeli ada diğer iki adaya nazaran çok daha iyi. Birkaç saat vakit geçirilebilir. Ama gel gelelim Büyükada'ya varınca hayran kaldım. Ortam çok samimi, sürekli sizi dükkanına davet eden değnekçileri duymamazlığa gelip etrafınıza baktığınızda samimi bir ortam hissediyorsunuz, insanlarda ki rahatlık'ı ve tatil havasını sezebiliyorsunuz. Istanbulda yaşamıyorum ama oranın karmaşasından kurtulmak için bire bir diyebilirim, cennet gibi..

Iskeleden ilk indiğinizde ne tarafa gideceginizi bilmiyorsunuz o karmaşada herkesin gittiği tarafa gidiyorsunuz ve adanın merkezindesiniz. Merkezde bir otel var ve o otelin yanındaki tost vb şeyler yapan dükkanda lezzet sıfır. Atıştırmalık yada kahvaltı için başka yere gitmenizi öneririm. Bir sürü mekan var.. Fayton sırası oldukça uzun. Benim tavsiyem yürümeyi seviyorsanız eğer faytonu boş verin yürüyüp, bol bol fotoğraf çekin etrafı inceleyin. Gerçekten harika.. Yorulurum diyorsanız giderken örneğin Aya Yorgi Kilisesinin oraya kadar faytonla gidin ama dönerken yokuş aşağı olacağı için mutlaka yürüyün, çam ağacı kokusunu temiz havayı içinize çekin.. Fayton kişi sınırı olmaksızın fayton başına 30 TL, en fazla 4 kişi binebilir..

Ada içerisindeki eski evleri incelediğinizde çok enteresan mimari yapılar olduğunu fark edeceksiniz. Bende birkaç fotoğraf yükledim. Yanlış hatırlamıyorsam eskiden orada yaşana ermeni vatandaşlarımızın evleriymiş. Oldukça heybetli görünümde olanlarda var ürkücü olanlarda var harika diyebileceginiz yapılarda var.. Benim gibi kilise gezmeyi seven biri iseniz Aya Yorgi Kilisesine mutlaka çıkıp gezmenizi tavsiye ederim, Küçük bir kilise ama otantik havası çok değişik. Oranın Hristiyanlar için anlamı da zaten oldukça büyük. Bilenler bilir bilmeyenler için kısaca yazmak gerekirse Hristiyan insanların hacı oldukları yer denilebilir.

Adalar hakkında dana nice izlenimler aktarabilirim, askerlik anısı gibi sonu yok.. Ama en iyisi okuyanların merakını fazla gidermemek, gidip görmeleri için yarım bırakmak.. ilk fırsatta Büyükada'ya yeniden gideceğiz. Tadı damağımızda kaldı. Fırsat kolluyorum. Şimdi sizi ada fotoğrafları ile baş başa bırakıyorum..

Büyükada Merkez

Fayton kuyruğu ve kimi zaman iskeleye kadar uzanıyor diyorlar











Aya Yorgi Kilisesine gidecekler lunapark denilen alanda iniyor. Burası Faytonların son durağı. (bu arada orada lunapark yok sadece adı lunapark)


Aya Yorgi Kilisesine çıkış yolu.. 






Aya Yorgi Kilisesi





Ada içinde bazı ara yollardaki tabelalar..



Bazı evlerin bahçeleri çok ilginç ve çok güzel..




Tanımadığımız ama ada boyunca sürekli gördüğümüz bir çift..




Bazı evlerin bahçelerinde kendi küçük kiliseleri var.. 


Mükemmel bir konumda ama terk edilmiş bakımsız kalmış bir villa.. Fotoğrafta evin manzarası gözükmüyor ama kesinlikle harika bir manzaraya sahipti..



Bir başka yapı


Bazı evlerin posta kutuları çok güzel..



ben :)


Balıkçılar




Romantik Kedi



Vapurla Adalara giderken



Heybeliada'da boş bir ev..






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder