24 Şubat 2017 Cuma

Anamurium Antik Kenti

2016 yılında blog için hiçbirşey yazmadım, ihmal ettim. Gerek işlerimin yoğunluğu gerekse fazla gezememiş olmam yazmamı engelledi.. Bazen keyif alamayınca da yazmanın pek bir anlamı kalmıyor. İçimdeki sıkıntıyı blogda 'yazmak için' yazmanın gereksiz olduğunu düşünüyorum. Neyse umarım yeniden eskisi gibi keyifli geziler yapabilirim..

Bu yazıda ise değişik bir yerden bahsedeceğim. Aslında yazı biraz yavan kaldı, fazla materyal yok elimde çünkü hazırlıksız geldim fazla fotoğraf çekme imkanım olmadı ama gene de yazmak istedim. Bir sorunki Anamur yazıma daha güzel fotolar ekleyeceğim. Bu seferlik böyle olsun. Anamur basit sıradan bir ilçe, bir turistik yanı ya da yazmaya değer bir özelliği bana göre yok. Sessiz sakin kendi halinde bir yer, yeni yapılan tüneller ile ulaşım rahatlatıldıktan sonra belki biraz daha canlanır.. Canlanmasına gerekçe olabilecek en büyük nedeni ise kesinlikle ama kesinlikle denizi.. Bu kadar güzel bir deniz çok az yerde var diyebilirim. Anamur merkez dedikleri iskeleye yakın yerler hariç civardaki yazlık evlerin olduğu alanlarda çok güzel bir deniz var. Berrak ve temiz suyu, deniz canlılarının çok olması bölgede yüzmeyi keyifli hale getiriyor.. ister yüzün, ister uzun sahilinde yürüyüş yapın, isterseniz kayalıkta ya da kıyıda balık tutun... Tam dinlenme yeri. Zaten gezilecek bir yeri olmadığı için deniz - ev - deniz modunda takılırsınız ki bu da önemli bir dinlenme şekli.. Sürekli gezmenin sonu yok. Burası tam deniz, sahil yürüyüşü, kitap, uyku, film izleyerek vakit geçirme dinlenme tadında... Sahilde küçük çay bahçeleri var yürüyüş sırasında oturup serinleyebilirsiniz.


Anamur sahillerinin çoğu caretta caretta ların üreme alanı ve sahilde yürüyüş yaparken uzanırken yerde bir kıpırtı görme olasılığınız çok yüksek. Bölge halkıda olaya hakim ve canlılara zarar vermiyorlar. Sahilleri öyle Antalya, Side gibi saf kum değil ama ayağı rahatsız etmiyor. Deniz bazı yerlerde hemen derinleşiyor bazı yerlerde normal oranda.. Şnorkel ile yüzdüğünüzde balıkların görüntüsü iştahınızı açacaktır.



 Kısa bir Anamur hakkında yazdıktan sonra asıl yazmak istediğim yer olan Anamurium antik kentine değinelim. Anamur merkeze 6 km uzaklıkta çok ama çok bakir kalmış bir antik kent. En son Antalya Phasalis'e gitmiştim ve aşık olmuştum. Anamurium orası kadar değil tabiki ama o taraflara gitti iseniz eğer mutlaka görmenizi tavsiye ederim. Hatta görmekten ziyade küçük bir deniz gözlüğü ile denizinde bir kaç metre ileriye yüzün isterim, sonrasında zaten sudan çıkmayacaksınız..





Anamurium da tüm antik kentler gibi yıkık yapılar, hamam, tiyatro, surlar gibi kalıntılar ile dolu, görmeye değer ama asıl görülmesi gereken Antik kentin sahilinde denizin altında olan surlar, lahtlar.. öyle 1-2 tane de değil, onlarca.. Suyun içinden çıkmak istemeyeceksiniz. Yüzmeyi de seviyorsanız en az yarım gün suyun içinde kalırsınız garanti ediyorum. Yanınıza güneş kreminizi almayı unutmayın yanıklar oluşmasın nitekim gölgesinden faydalanabileceğiniz bir ağaç bile yok. ilginç bir yer, kötü anlamda değil güzel anlamda Çok sakin ve tenha olduğu için biraz ürkütücü geliyor insana, ilk girişte baktım gördüm hadi gideyim buradan dersiniz ama mutlaka denizin altındaki o güzellikleri görün sonra konuşalım :) Ben ilk defa gittim ve hazırlıksız yakalandım, ikinci gidişimde sualtından fotoğraflar ekleyeceğim.








Gidecek takipçilere birkaç öneri olarak giderken yanınızda yiyecek içecek götürün, market bakkal büfe hiç birşey yok. Kalacağınız süreye göre şemsiyenizi ve benzeri eşyalarınızı götürün gölge bir yer yok, şezlong ve benzeri materyaller yok. Giriş ücreti pahalı değil uygun bir ücret. Deniz gözlüğünüzü ve varsa sualtı aksiyon kameranızı unutmayın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder